Sürprizlerle Dolu Bir Yerleştirme Süreci Daha Tamamlandı
Yerleştirme sonuçları açıklandı ve program sıralamalarında adaylar büyük sürprizlerle karşılaştı. Bazı programlarda 50 bin bazı programlarda ise 100 bin daha ön sıradayken tercih yapan adayların bir kısmı üniversitelere yerleşme başarısını gösteremedi.
Uzmanlar Bunu Öngörmüş ve Uyarmıştı
Önceden öngörülebilen ve uzmanların da tercihin başından itibaren sıklıkla uyardıkları bir duruma sürpriz de denebilir mi emin değilim. Zira kontenjanlarda yaşanan yüzde 18'lik düşüşün böyle bir sonuç yaratacağına ilişkin çok sayıda haber ve görüş yayınladık. Tercih sürecinde daha geniş bir yelpazeden tercihleri yapmaları konusunda adayları sık sık uyardık.
İşte bu yılın yerleştirme sürecinin kısa z raporunu eğitim uzmanı salim ünsal ile konuştuk…
Sınavları Test Başarısı Yerleştirmeleri Arz Talep Belirliyor
Taban sıralamalar her zaman iki faktörden çok etkilenir; arz ve talep. Bu iki faktörden biri değiştiğinde değişimin yönüne bakmak gerekir. Artmış mı azalmış mı? Eğer arzda artış varsa bu durum yerleşmeyi kolaylaştırır, taban sıralamalarının bir yıldan diğer yıla ateşinin düşmesine yol açar. Arz azalmışsa yani kontenjanlar düşürülmüşse bu durumda da yerleşmek zora girer ve rekabet artar. Her iki durumda da arzın değişim miktarı yaşanan rahatlamanın da zorlanmanın da şiddetini belirler.
Talepte ise arzın tam tersi bir durum yaşanır. Talebin artması halinde rekabet artar girmek zorlaşır, talebin azalması halinde ise rekabet düşer ve üniversiteye girmek daha kolay hale gelebilir.
Bu Yıl Kolay Olacak Derken Zor Oldu
İşte bu yıl biz öncelikle talebin azalmasının olumlu yansıyacağını öngörmüştük. Zira sınava başvuru sayısında 600'binlik bir azalma yaşanmış bunu, rekabetin de azalmasına yol açacak olumlu bir gelişme olarak okumuştuk. Eğer arz azalması bu boyutta olmasaydı durumdan öğrenciler çok etkilenmeyecek ve geçen yılki sıralara yakın düzeyde yerleşmeler gerçekleşecekti. Ancak öyle bir kontenjan eksilmesi ile karşı karşıya kaldık ki; hem sayı olarak sistemi etkileyecek boyuttaydı hem de eksilen kontenjanlar nispeten sistemin ana aktörü olarak kabul edilen programlara aitti. Zira bu bölümler öyle önemli bir noktada konumlanıyorlardı ki kendinden sonraki tüm programları etkileyecek bir sıralamada yer alıyorlardı.
Sıralamalar Neden Kontenjandan Fazla Değişti?
Eksilen 25 bin kontenjan neden 100 bin sıralama sapmasına yol açtı? Çünkü burada dengeli ve eşit bir etkiden bahsedemeyiz. 25 bin eksildiyse sıralama en fazla 25 bin artabilir diyemeyiz. Aynı puanı hesaplanan adayların sadece o puan türünün adayları olmaması bundaki temel etkenlerden biridir. Doğrusal ama algoritmik bir etki ile etkilenir sıralar. İlk 10 binde yer alan 500 kişilik eksilme belki 3000-4000 sıralama değiştirirken ilk 100 bindeki 8 bin 10 bin eksilme sıralamada bir anda 20-30 binlik bir fark yaratabilir. Geriye gittikçe çarpan etkisi artar ve fark daha da büyür. Temel sebep bu.
Adaylar Bunu Öngörebilir miydi?
Adayları sürekli bu durumla ilgili uyardık. Hatta pek çok yazı yazdık ve çizelgeler hazırladık. Bizim de öngöremediğimiz bazı sıralama farkları da oluştu doğal olarak. Hem eşit ağrılık hem sayısal hem de tyt puan türlerinde zaten büyük bir etki bekliyorduk ama adayların daha güvenli tercih yapma ve işi gelecek yıla bırakmama düşüncesinin tercih trafiğini ve haliyle yoğunlaşmayı artırdığını gözledik. Bu da zaten kontenjanlardan dolayı olumsuz etkilenecek sıralamaların daha da olumsuz etkilenmesini tetikledi. Örneğin hiç kontenjan değişimi olmayan dil puan türünde de sıralamalarda kasılmalar izledik. Haliyle kontenjanı düşenler bu trafik yoğunluğundan da etkilendi. Adayların değil belki ama uzmanların öngörmesi gerekirdi. En azından kontenjan etkisi kolay öngörülebilir bir durumdu.
Kaotik Yıllarda Tercihler Güvenli Limanlara Yanaşır
Adaylar sistemden kaynaklı sebeplerle tercihin kaotik geçeceği yıllarda daha güvenli limanlara sığınmak isterler ve radikal tercihlerden uzak dururlar. Bu yıl da öyle oldu. Hem yelpaze genişledi hem de tıp ve sağlık bilimleri gibi güvenli limanlara demir atmak istediler. Riskli bölümlerden uzak durmaya çalıştılar. Bu da güvenli liman olarak tabir ettiğimiz programlarda daha zorlu bir rekabete yol açtı ve bunların da sıralamaları oldukça yükseldi.
Kontenjanlar Neden Düştü?
Yarım asırlık yükseköğretim sınavları tarihimizde kontenjanlar hep artma yönünde değişim gösterdi, neredeyse hiç eksilmedi. Sadece geçen yıl ikinci öğretim programlarının devlet üniversitelerinde kapatılmış olmasının yarattığı bir eksilme vardı ve o da yüksek bir değişiklik sunmadığı için hissedilir bir fark da yaratmadı. Diğer yıllarda hep kontenjan yükselmelerine şahit olduk. Sistemin başvuru ateşini söndürmenin bir yolu olarak hep kontenjan artışları akla geldi, başka bir çözüm üretilmedi. Bir taraftan yeni açılan devlet ve vakıf üniversiteleri, diğer yandan var olan üniversitelerin kapasitelerini artırmaları kontenjanların 1 milyonun üzerine çıkmasına yol açtı. Mezun sayısının artması, iş ve istihdama geçiş sorunlarının ortaya çıkması, hepsinden önemlisi diploma sahibi olmanın eski gücünü yitirip kan kaybetmesi üniversitelerin kapasitelerini düşürme fikri ile son bulmuşa benziyor bu yıl. Geçen yıldan beri başlayan kontenjan eksilmeleri trendi belli bölümler bağlamında hala devam edecek gibi duruyor. Yök artık kontenjanları artırarak başvuru ateşini dindiremeyeceğini gördü sanırım ve 2 yıllıklardan başlayan bir bölüm gamı değişikliği de bizi bekliyor ve iyi sinyaller veriyor. Miadı dolmuş bölümlerin kapanmasını, güncel ve yeni bölümlerin açılmasını ben de destekliyorum.
Adaylar İçin Her Şey Bitti mi?
Hayır bitmedi. Şu an 59 bine varan boş kontenjan var. Bunların büyük bölümü vakıf üniversitelerine ait kontenjanlar. Ancak üniversite kayıtları tamamlandığında kazanıp da kaydını yaptırmayanlardan da çok sayıda kontenjanın olacağı bir ek yerleştirme süreci bekliyor bizi. Çok sayıda diyorum çünkü böyle yıllarda genelde alt tercihlerine yerleşen adaylarda bir mutsuzluk hakim olur ve kayıt kaçağı çok yaşanır. Bu yıl da çok sayıda adayın ben niye bu bölümü yazdım ve neden yerleştim ki diyeceği günler olacak. Bu da ek kontenjan sürecinde henüz yerleşemeyen için bir tercih yelpazesi yaratabilir. Şimdilik sabırla üniversite kayıt sonuçlarını beklemeleri gerekiyor adayların.
